RSS
 

Bir demet melankoli

05 May

Her gece, yarınımın beni mutlulukla karşılamasını umut ederken neden her günüm yeni yeni hayal kırıklıklarıyla bezenip bayat bir espri gibi yüzümdeki tebessümü alıyor, yerine ölü bir durgunluk bırakıyor?

Sadece benim hayatımdaki boşluk mu bu kadar yoğun?

Neden anlamsız bir kötü adam gülüşüyle bana bakıyor hayat?

Mutluluk denen ütopyaya erişebilmek için altına girdiğim her çaba neden yeni yeni üzüntülere kapı aralıyor?

Sevemedim ben bu kaderi, ama ne isyan etmesini becerebildim ne sessizce çekip gitmesini ne de usulca ağlamasını.

Hep isyan ettikçe daha da körüklenen bir közü taşıdım yüreğimde, hep saklandı orada bir yerlerde.

Depresif

 
 

Alt Yazısı Yok Hayatın!

18 Mar

Bazı insanlar, cümledeki gramer hatalarına takılır. Oysa asıl önemli olan, okunan o cümlenin altında yatanlardır. Kendi canıma-kanıma sevgimi belirtmek için gönderdiğim mesajların bazılarını, imlası düzeltilmiş şekilde geri aldığım oldu. Ya da ağzımdan çıkan her kelimenin TDK’daki yeri ve geçerliliği belirlendi. Yanlış kullanımlarım, alt yazıyla gözümün önüne serildi. Böyle kişilerin, hayatı yanlış algıladığını düşünüyorum. Ve kardeşliği ve samimiyeti ve dostluğu ve yaşama dair olan her şeyi. Onlar, bizim yaptığımız her harekete karşılık bulmaya çalışırken, biz hissediyor olacağız. Onlar her şeyi kalıplaştırırken, biz ağlarken gülme cesaretinde bulunacağız. Ana göre yaşayacağız. Duygularımıza hakim olmayacağız, onlarla birlikte akacağız. Asla da toplama/çıkarma işlemleriyle çıkarımızı hesaplamayacağız. Mutlak gerçek, aksi şekilde hareket edenlerin suratına bir şamar misali indiğinde, her şey için çok geç olacak. Oysa ki o kişiler, her şeye mahkumdur. Gönül kapımızı aralamaya bile güçleri yetmez. Arafta kalacaklardır.

 

_Hadi_

10 Oca

Doğrularınla olduğu kadar, yanlışlarınla da sevmiştim seni oysa..
Benim sevgiden anladığım buydu.
Senin ise her doğrumda bir yanlış araman ihanet sayılırdı..
Hadi, seni gösteren tüm yollara mayınlar döşe şimdi..

 

Aşkın Öteki Boyutu

10 Oca

Tatlı tatlı baksan gözlerime,
Ellerinle tutsan ellerimi sımsıcacık..
Bir sırrı açığa çıkarır gibi gülsen utangaçça,
Beni incitmekten korkarcasına sarılsan boynuma..
Kokunu içime çeksem usulca ve “Oğlum!,” desem sana..
Oğlum, kötülükler hiç uğramasın sana.
Her anında, Allah var olsun yanında.

 

10 Oca

‎”Beni unut,” demeyeceğim sana..
Unutma, unutmamalısın, unutmayacaksın!
Unutamayacaksın..
Ve her gün, sırtına dizilecek gözyaşlarım..

 

.Net.

10 Oca

Kendilerine söylenen peri masalları yerine halk hikayelerini tercih eden kadınlar!
Bir daha düşünün.
Mumlar ve şaraplar mı, yoksa savaşlar ve ayrılıklarla geçen uzun yıllar mı?
Kadınlara şiddet, ancak ve ancak kadınların akıllanmasıyla son bulacak!
“Erkeğim, masaya vurdu mu yeri titretsin,” diyenlerdenseniz, bir gün yer titrerken, siz de yaprak gibi sallananlardan olacaksınız o güçlü Herkülünüzün karşısında, unutmayın!



 

25 YAŞINDA

21 Ara

7 yasindayken tanistim ‘ogretmen ve arkadas’ kavramlariyla,

8 yasinda ilk kez asik olmustum,cocukluk aski dedikleri iste..En guzel cilvesi beslenme kutusundakileri birlikte yemek olan..

9 yasinda sinifin ‘yazisi en guzel olan’ ogrencisi secildim,defterim sinif arkadaslarimin siralarinda tek teekk gezdi,takdir edilmenin keyfini kesfettim.

10 yasinda halk danslari ve voleybol ile tanistim,insanin kendini ifade edebilecegi bicok yol varmis onu anladim..

11 yasinda guven duygusunun insani guzellestirdigini farkettim,spora ve dansa borcluydum bunu,herkese de anlattim bir bir.

12 yasinda bes yillik ilkokul donemini bitirmenin onurunu yasadim.Tek hatirladigim sene sonu gosterimizdeki sari kiyafetim..

13 yasinda buyudugumu farkettim,vucudum degisiyordu sasiyordum kendimde olan bu degisime..

14 yasinda ilk cikma teklifimi aldim,hic unutmuyorum Tansas in ordaydik :)

15 yasinda basladi lise hayatim,etegimi kisaltmak icin annemle yok yere tartisirdim onu hatirliyorum..

16 yasinda kompozisyon yarismasinda odullendirildim,yazi yazmanin buyusu sardi beni dort bir yanimdan..

17 yasinda  oss maratonunda buldum kendimi.

18 yasinda insanin sahip oldugu en degerli  seyin  sagligi oldugunu anladim aci bir tecrube ile..Sabretmeyi ogrendim..

19 yasinda herseyle tek basima savastigimi anladim,ailem de olsa herkes sadece birer beyindi.. fikirlerini degerlendirebilecegim birer alternatif..

20 yasinda merhaba dedim universiteye,sinavi kazandigimi ogrendigim an en mutlu animdi,canimin yarisi ile paylasamadigim icin tadi kursagimda kalan an ayni zamanda..Insan herseye alisiyormus onu da ogrendim..

21 yasinda meslegime adim attim,yeni bi dunyanin kapilari acildi bana..Turkiye’nin farkli yerlerinden gelen yeni arkadaslarim oldu..Onlari tanidikca kendimi de taniyordum bi yandan..

22 yasinda Rektor yarimcisina attigim maille degisen hayatim,bana daha calinacak cook kapi  oldugunu,biseyler istemeyene kimsenin hicbisey vermek icin kapida beklemedigini farkettirdi..

23 yasinda babam kalp krizi gecirdi..Sigaraya olan nefretim kat be kat artti,aci ile mantigi harmanlamayi ogrendim,insanin tercihleri ile yasadigini ve sonuclarina katlanmak zorunda oldugunu da..

24 yasinda Italya maceram oldu,evinden hic uzakta kalmayan Naime ilk tecrubesini yurtdisi ile yasadi..uzuldu, yalniz kaldi,yeri geldi kendini ifade edemedi yeterince,yeri geldi ac kaldi..Ama gordu ki insan nerede olursa olsun,dili,dini ne olursa olsun herkes ayni seyleri istiyor muhatabindan..Guven,dogruluk ve sevgi…

25 yasinda…

14.07.2011

Naime AYDIN

Karsiyaka/IZMIR

 
 

Yorgun İnsanların Aydınlık Kapıları – Nihal Korkut

13 Ara

Kendini dinlemekten yorgun düşmüş insanlarla, kendi izini arayan bir dünyada, yakın olmak yıldızlara, ruhlarını okumak tanınmayanların. Rüyalarında bulduğun arkadaşa söyleyebilmek saklanılanları. Herkesleşmenin uzağında, tezat zamanlarda bulmak cenneti. Cenneti tarif edememek bazen. Karanlığın sessizliğindeki çocuğun kurgularına yön veren, gürültülü aydınlıkların gölgesindeki hayalleşmiş yaşam kırıntılarına varma isteği. Masalsı düşlerin kapısını açmak sonsuzluğa. Sonsuzluğun maviliğindeki huzura varabilmek. Gözlerinde kaybolmak bir yabancının. Kendini duyabilmek anlatılanlarda. Sımsıcak olmak. Hissetmek hissedilmemişleri. Ya da yanılmak. Ama yanılmadığını varsaymak. Yanılmamışlığın mutluluğunu düşlemek kimi zaman. Saçmalamak bazen. Gereksizleşmemiş hisleri uzaklaştırmak kendinden. Bambaşka bir dünyanın varlığına inanmak, oluşturmaya başlamak yenileşecek yaşamı. Gözlerin bir cennet şarkısını tarif ettiği cümlelerin oluşamaması, durmuş zamanlarda. Basitleşmemiş insanlarla basit olmayan dakikalara anlam katmak içtenlikle. Bir düşün kapımızı çalması ve açmak kapıyı aydınlıklara.

Nihal KORKUT

 

Günaydın (:

05 Kas

Güne bavul hazırlayarak başlamak çok da heyecanlı değil hele o bavul için 8 de kalkmak hiç değil. Belki de bayramın geldiğinin tatlı habercisidir bavullar. Herkese iyi bayramlar (:

-Asena

 
 

Sanırım yazacak bir başlığım yok

04 Kas
Sevmek.. Bugünlerde herkes pek diline doladı. Sevmek öyle hemen olmaz güzelim diyesim gelir arada. Sevmek zaman alan bir kavramdır. Birini sevmek için onu tanımak gerekir hem de yürekten çünkü sevmek o insanı her şeyi ile kabullenmektir. Ben sevemedim. Vurdumduymaz tavırlarını kabullenemedim. Sevmek çok kalıcı bir kurumdur. Derler ya aşk biter sevgi kalır. Ben buna gönülden inanırım. Aşk.. Aşk yüreği ister,karşısındakinin davranışlarını umursamaz,aşk egoisttir. Sadece beni görsün gözü der ve bunu ister. Aşk mümkündür. Kısa sürelidir. Yapımı basittir. Bir kişiye aşık olmak için onu bir kere görmeniz bile yeterlidir. Ama aşk esareti ister,atlatması zordur. Ben aşığım. Bağlılık.. Bir nevi alışkanlıktırve en kötüsü budur. Hayatından çıkarımı güçtür. İmkansızı oynarsın hep. Aklından çıkmış gibi gelir biran boşluğa bakarken düşünürsün aklındakinin o olduğunu görürsün. Yani gitmemiştir. Ve merak etme gitmeyecektir de. Bağlanması kolaydır aslında tabi önemli olan karşındaki kişinin etkileme boyutudur. Ne kadar etki o kadar bağlanma. Denklem basittir. Çözümü zordur. Ben bağımlıyım. Ve özlem.. En lanet duygudur. Sağa bak onun yüzü,sola bak onun yüzü. Sesi zaten hep kulağındadır. Gitmez işte öyle kolay atlatamazsın. En sevmediğin insanda bile ondan bi parça bulursun. Artık o merkezindir. Onu düşünmek,rüyalarına girmesini beklemek senin için bir zevktir. O seni takmaz,bunu bilirsin. Canın yanar.. Ama kalp bu ya silip atamaz. Beyninde bitmiştir her şey. Kalp de bir organdır hem de onu beyin yönetir,bunu bilirsin ama yapamazsın. Özlersin,çok özlersin.. Sesini özlersin,kokusunu özlersin,bakışlarını özlersin. Ben özledim. Aklında hep o vardır. Gittiği günden itibaren ağlamak için bahane ararsın. Her bahaneyi de mutlaka değerlendirirsin. Ağlarsın ama yine gitmez kalbinden. Yeni birini denemek en demode yöntemdir. En son çaredir. Senin kendi iradenle unutamadığını başkasının yapabileceğini düşünmek bana göre saçmadır. Derin yaşarsın duygularını. Bilirsin yüzeye çıkarsa seni daha da yakar. Sen aslında her şeye hazırsındır. Beklediğin kelimeler bellidir. ” Dön,gel,kal..” Hepsi tek hecedir. Söylemesi kolaydır. Ama hiç kimse söyleyemez bunları.. Çünkü kolay söylendiği gibi çok da derin anlamları vardır. O senin için özeldir. O senin iyikindir. O hayatına anlam katan varlıktır. O bitanedir. Hayatındaki bütün güzelliklerin sebebi odur. Sen kovalarsın, o kaçar ve bir gün o da anlar.. Aslında sen gibi seveni hiç olmamıştır. Ve sen onun için doğru kişisindir..
- Asena.
 
 
Toplam 17 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.1234510...Son »